Bu Blogda Ara

26 Nisan 2010 Pazartesi

Türkiye e-kitap okur mu?
  • İnternette kitap satış sitesi "www.idefix.com"un Genel Müdürü Mehmet İnhan, satışına yeni başlanan elektronik kitabın ilk aşamada teknolojiyi seven, belirli bir gelir seviyesinin üzerinde genç nüfusa hitap edeceğini düşündüklerini belirerek, "E-kitap, basılı kitabın yerine ne zaman geçer onu kestirmek çok zor ama pratikliği kendini dayatacak diye düşünüyorum" dedi.

İnhan, dünyada ilk olarak 2 yıl önce "www.amazon.com" adlı kitap satış sitesinin başlattığı e-kitap uygulamasına ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

İdefix'in bir yıldır altyapı hazırlıklarını sürdürdüğü e-kitap projesinin, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı ve TÜBİTAK tarafından da desteklendiğini belirten İnhan, aralarında Can, Kabalcı, İthaki ve Sel yayınlarının da bulunduğu 22 yayınevi ile anlaşma yapıldığını ve bunlara her gün yenilerinin eklendiğini kaydetti.

Yayınevlerinin şimdiye kadar dijital yayın haklarını aldıkları yazarların eserlerini www.idefix.com'a aktardıklarını söyleyen İnhan, "Bizim beklentimiz, yayınevlerinin çoğuyla sözleşmelerimizi bu yıl içinde tamamlayıp sayısı 10 bini bulan bir kitap hacmini yıl sonuna kadar idefix üzerinden pazarlayabiliyor olmak" dedi.

Sistem nasıl işleyecek?

İnhan, internet üzerinden seçtikleri e-kitabın siparişini veren okurun, normal kitap siparişinde olduğunun tersine kargonun gelmesini beklemeksizin, kitabı bir "tık"la kişisel bilgisayarlarına indirip okumaya başlayabileceğini söyledi.

Okurların ayrıca satın aldıkları e-kitaplardan oluşan kütüphanelerinin de İdefix'te sürekli mevcut olacağını ve istenildiği zaman e-kitap cihazı, kişisel bilgisayar ya da diğer internet bağlantı cihazları üzerinden bu kütüphaneye ulaşılabileceğini aktaran İnhan, e-kitapların fiyatlarını belirlemeyi ise yayınevlerinin inisiyatifine bıraktıklarını söyledi.

İnhan, "Sonuçta elektronik kitap dediğiniz zaman, baskı ya da stok maliyeti gibi bir sürü maliyet ortadan kalkıyor. Sonuçta sıfır maliyetle, elektronik ortamda çoğaltılan bir üründen bahsediyoruz. Bizim yayınevlerine tavsiyemiz, buradaki tasarruf edilen kalemlerin fiyatlara yansıtılması, dolayısıyla yüzde 40, yüzde 50 gibi ucuzlatılması yönünde" diye konuştu.

E-kitapların, basılı kitaplardan kesinlikle daha ucuz olacağını söyleyen İnhan, yayınevlerinin e-kitaplara yönelik kampanyalar da yaptıklarını, örneğin bunlardan Can Yayınevi'nin e-kitap okuma cihazı alanlara 25 tane e-kitap armağan ettiğini belirtti.

Teknolojiye meraklıyız

E-kitabın çok kısa bir sürede yaygın hale gelmesini beklemediklerini dile getiren İnhan, şunları söyledi:

"E-kitabın yaygınlaşması zaman alacaktır ama tahmin edildiği kadar uzun sürmeyecek. Çünkü bizim toplumumuz teknolojiye oldukça meraklı bir toplum. Dolayısıyla böyle yeniliklere merakla, sıcak ilgi gösteriyor genellikle. Normalde kitapçıya gidip kitap alma alışkanlığı olmayanların bile işleriyle ilgili bir sürü dokümanı, ayrıca kitaplarının hepsini birden tek bir cihaza toplama gibi bir lüksünün olması ilgi çekecektir diye düşünüyoruz. Elektronik cihazları kullanmayı seven, belli bir gelir seviyesinin üzerinde çalışan genç bir nüfus var. Belki kitapçıya gidip kitap alma alışkanlıkları, Türkiye'nin klasik kitap okuru kitlesi gibi değil ama bu cihazlarla anında kitaplarına erişme gibi bir kolaylığın ellerinde olmasıyla kitap sipariş edip anında okuma lüksünü de tatmaya yöneleceklerdir diye düşünüyoruz."

E-kitabın okura sağlayacağı bir başka avantajın da okurun ulaşmak istediği, ancak baskısı tükenmiş eserleri fiziki ortamda basma maliyetine girmek istemeyen yayınevlerinin e-kitaba dönüştürüp satışa çıkarma imkanı bulması olduğunu belirten İnhan, okurların ulaşmak istediği bu tür kitapların sayısının, İdefix'in kendi verilerine göre 10 binleri bulduğunu ve burada çok ciddi bir satış potansiyeli bulunduğunu bildirdi.

Basılı kitaptan farkı yok

e-kitaba yönelik çekincelere de değinen İnhan, insanların e-kitabı bilgisayar ekranı gibi ışıklı bir ekran olarak düşündüklerini, gerçekten ekranda bir ışık kaynağına bakarak bir şeyler okumanın göz yorucu olduğunu belirtti.

İnhan, "Ancak bu cihazı gördüğünüz zaman fark edeceksiniz ki bu bir ışık kaynağı gibi, bilgisayar ekranı gibi değil, aslında fotokopi kağıdı gibi bir yüzey ve tıpkı kağıt gibi. Bunu da karanlıkta okuyamıyorsunuz zaten. O bakımdan göz açısından kağıttan okumaktan hiçbir farkı olmuyor" diye konuştu. İnhan, e-kitaba okurun alışmayacağına yönelik yorumlara ilişkin de şunları söyledi:

"Kokusu konusunda bir şey söyleyemem ama küçük, ince ve en büyük özelliği hem okuma konusunda rahatlık sağlıyor, mesela harf karakterlerini büyütebiliyorsunuz, hem de içine binlerce kitap alıyor. Yanınızda pratik olarak kütüphanenizi hem de işinize yönelik dokümanı, dosyaları taşıyorsunuz. Aslında yardımcı bir okuma aracı. O bakımdan özellikle çalışan kesim ve aynı zamanda okuma zevkini de yavaş yavaş buradan okumanın farklı olmayacağını gören ve tatilinde kitaplarını yanında alıp götürmek isteyen insanların tercih edeceği bir alternatif okuma biçimi olacaktır.

e-kitap, basılı kitabın yerine ne zaman geçer onu kestirmek çok zor ama pratikliği kendini dayatacak diye düşünüyorum." İnhan, e-kitap okuma cihazlarının fiyatlarının 2 yıl içinde 100 doların altına düşmesiyle e-kitabın daha da yaygınlaşacağını düşündüklerini, bu yılın sistemin oturması, yayınevlerinin yazarlarla telif anlaşmalarını tamamlaması ve e-kitap cihazlarının ithalinin yaygınlaştırılmasıyla geçeceğini öngördüklerini aktardı.

Korsana karşı mücadele

İnhan, e-kitapların korsan kitap satışına karşı da etkili bir mücadele aracı olabileceğini ifade etti. Korsan kitabın nedenlerinden birinin, kitabın Anadolu'daki dağıtım organizasyonunun zayıflığı ve efektif olmaması, bir diğerinin de kitap fiyatları olduğunu vurgulayan İnhan, şunları söyledi:

"Yasal olan, ucuz bir alternatif varken, korsanın tercih edilmesi için fiyat ve erişilebilirlik açısından gerekçe kalmamış veya azalmış olacak. Anadolu'ya kitabın gidememesi gibi bir durum var ve işte o boşlukları dolduruyor korsan. Hem o boşluğu e-kitap doldurmuş olacak hem de fiyatı ucuzlatarak korsanın varlık nedenini büyük ölçüde gidermiş olacak. Ancak bunun için e-kitaba uygulanan verginin, basılı kitap ve kültür ürünleriyle aynı olması da önemli. Normalde kitap ve kültür ürünleri bir şekilde devlet tarafından destekleniyor ama elektronik ortamda olduğu için KDV oranının yüzde 18 olması gibi bir uygulama olursa, o zaman ucuzlaması beklenen ve korsana karşı da efektif bir mücadele yöntemi olacak olan e-kitap baştan cezalandırılmış olur."
İlginç bir buluş daha bu da Ayak "mouse"u=)

Bir mouse'un yapabildiklerinden fazlasını ayaklarınızla da yapabileceğinizi biliyor muydunuz? Nasıl mı?..

Multitoe adlı yeni nesil bir ayak mouse'u (faresi) diye tanımlanabilir. Multitoe ile sıradan bir mouse'un yaptığı işlerin ötesinde işler yapabilirsiniz..

Ürün, büyük çapta dokunmatik (multi-touch) ekran ve G-Sensor teknolojisi içeriyor.

Ürünün kullanımı için öncelikle Multitoe'ya kişiler tanımlanıyor. Üzerinde kısa bir süre beklenirse tanımsız olan kişiyi tanımlama yapması mümkün oluyor.

Multitoe klavyesiyle tanımlanan kişiler isimlendirilebilir ve hassasiyet ayarı yapılabilir. Üzerindeki kişinin bütün hareketlerini sezme yeteneğine sahip.

Multitoe kişiye tam anlamıyla ayaklarıyla kontrol edebileceği özgürce oyun oynama zevkini yaşatıyor...

Ürün bütün bunları belirli komutları kullanarak yapıyor.

Windows 7, 64-Bit'e geçişi hızlandırıyor.

Windows XP'den Vista'ya geçmeyenler, şimdi Windows 7'ye akın ediyor. Üstelik...


Microsoft , emektar işletim sistemi Windows XP'nin yavaş yavaş ortadan kaybolması için çok uğraştı ama Vista 'nın neden olduğu memnuniyetsizlik bu geçişin önündeki en önemli engel oldu. Özellikle kurumsal kullanıcılar Vista'ya geçmek yerine XP'de kalmayı tercih edince Microsoft bunun etkilerini satışlarında acı bir şekilde gördü. Ama Windows 7 bu durumu değiştirmeye başladı bile. Vista'yı atlayan XP kullanıcıları büyük bir hızla Windows 7'ye geçmeye başladılar ve bu sayede Windows 7 gelmiş geçmiş en hızlı satan işletim sistemi unvanını ele geçirdi.

Üstelik bu değişim geleneksel 32-Bit işletim sistemlerinin de yavaş yavaş güç kaybetmesini ve daha hızlı olan 64-Bit sistemlerin güç kazanmasına da yol açıyor.

32 bit de neymiş? Yaşasın 64 bit!

Ekim 2009 yılında yapılan bir ankette kullanıcıların %65'i, 12 ay içerisinde Windows 7'ye geçmeyi planladıklarını açıklamışlardı. Fakat şimdi bu oran çok arttı ve kullanıcıların %80'i Windows 7'ye geçti veya geçmeyi ciddi olarak düşünüyor. Üstelik bu kullanıcıların %50'si işletim sisteminin 32-Bit yerine 64-Bit sürümüne geçmek istiyorlar.

Bunda 64-Bit konusunda kullanıcıların geçen zaman için bilinçlenmesinin ve program uyumsuzluğu endişelerinin giderilmesinin de payı büyük.


Bilgi için: Microsoft
Telefon: (212) 258 59 98 pbx



Japonya'nın, kullanıcısının zihnini okuyan ve isteklerine otomatik olarak yanıt veren elektronik cihazlar üzerinde çalıştığı ortaya çıktı

Zihin okuyan sistem, kişinin üşüyüp üşümediğini anlayıp oda sıcaklığını ayarlayabilecek, kullanıcısının aç olduğu fark ederse arabayı en yakın lokantaya yönlendirecek.

Düşünce gücüyle televizyon kanalı değiştirmek ve cep telefonundan mesaj yollamak mümkün olacak.

Bu ürünlerin 10 yıldan kısa bir süre içinde piyasada olacağı öğrenildi.

Isıyla çiçek açan duvar kağıdı


Gerçekten çok ilginç bir duvar kâğıdı. Isıyla temasa geçtiğinde bu duvar kâğıdı çiçekler açıyor. Özel tasarlanan bu duvar kâğıdı ile soğuk havalarda evinizde bahar esintisini hissedebilirsiniz.

Son bir kaç gündür cemreler düştü düşücek derken geri gelen kışın soğuk havasında bir nebze evimizde erken bahar havası getirebilir. Benden tavsiye(;